Kuramsal arka plan: Kişilerarası şemalar, onay ihtiyacı ve atılganlık
İnsan ilişkilerinde uyum ve karşılıklılık temel ihtiyaçlardır; sorun, kabul görmenin sürekli kendinden vazgeçme koşuluna bağlanmasıyla başlar. Aaron Beck’in bilişsel yaklaşımı ve Albert Ellis’in akılcı-duygucu çerçevesi, ‘herkes beni onaylamalı’ veya ‘hayır dersem bencil olurum’ gibi katı inançların duygusal baskıyı artırabileceğini açıklar. Kişilerarası şemalar da geçmiş ilişkilerden öğrenilen kabul, çatışma ve sorumluluk beklentilerinin bugünkü talepleri nasıl yorumladığını anlamaya yardım eder.
Atılganlık saldırganlık değildir; kişinin kendi ihtiyacını, sınırını ve farklı görüşünü karşı tarafın insanlık değerini küçültmeden ifade edebilmesidir. Memnun etme davranışı kısa vadede çatışmayı azaltabilir, fakat zamanla yorgunluk, görünmez öfke ve dengesiz sorumluluk yaratabilir. Bu envanter kişiyi ‘people pleaser’ etiketiyle tanımlamaz; reddedilme kaygısı, sınır suçluluğu, kendini geri plana atma ve çatışmadan kaçınma eğilimlerini ayrı ayrı gösterir.