Kuramsal arka plan: FOMO ölçeği, bilişsel bölünme ve dijital tükenmişlik
Andrew Przybylski ve çalışma arkadaşlarının geliştirdiği ‘Fear of Missing Out’ (FOMO / Gelişmeleri Kaçırma Korkusu) çerçevesi, bireyin başkalarının kendisinden bağımsız ödüllendirici ve tatmin edici deneyimler yaşadığına dair yaygın bir kaygı duymasını inceler. Öz-Belirleme Kuramı (Self-Determination Theory) ile temellenen bu yaklaşım; yetkinlik, özerklik ve ilişkisellik gibi temel psikolojik ihtiyaçlar doyumsuz kaldığında, bireyin akıllı telefonlar ve sosyal ağlar üzerinden sürekli bir doğrulama ve bağlı kalma zorlantısı geliştirdiğini gösterir. Bu döngü, bilginin kendisinden çok ‘dışarıda kalma’ ihtimalinin yarattığı kronik bir uyarılmışlık halidir.
Buna paralel olarak Christina Maslach’ın tükenmişlik modeli ve Cal Newport’un ‘dikkat tortusu’ (attention residue) kuramı; dijital dünyada sık bildirim almanın, sekmeler arasında kontrolsüz geçiş yapmanın ve ekran başında geçirilen pasif sürenin insan bilişini parçaladığını ortaya koyar. Zihin, her bildirim kontrolünde önceki göreve ait zihinsel kırıntıları taşır; bu da derin odaklanmayı engellerken zihinsel bitkinlik, ekran sonrası suçluluk ve duygusal duyarsızlaşma (digital numbness) ile sonuçlanır. Bu envanter bir bağımlılık tanısı koymaz; dikkatinizin, duygusal enerjinizin ve ekran alışkanlıklarınızın güncel etkileşim haritasını sunar.